20 Temmuz 2015 Pazartesi

Çok Ders Çalışmak Değil Programlı Ders Çalışmak


Fazla Ders Çalışmak Yerine Programlı Çalışın


Matematik başta olmak üzere tüm dersleri baz aldığımızda çok ders çalışmanın yararlı olduğu düşünülür. Oysaki insan çok ders çalışmaktan ziyade programlı ve yeteri kadar ders çalışmayla verimli sonuçlar alabilir. Örnek verecek olursak bir sınav öncesi tamamen derse odaklanmak öğrenci açısından daha kârlı gibi düşünülür. Ancak sosyal hayattan kopan, sadece dersle haşır neşir olan, aynı konuları defalarca tekrar ederek çalışma programı hazırlamış olan öğrenciler daha başarısız olurlar.

Matematikte başarının temel sırrı çok ders çalışmak yerine programlı ders çalışmaktan geçer. Birçok matematik konusu birbiriyle bağlantılıdır. Bununla birlikte doğru bir çalışma çizelgesi hazırlayarak ilerlendiğinde en yüksek başarıya ulaşılabilir. Çünkü önemli olan konuyu kavramak ve farklı soru gruplarında uyarlayabilmektir. Bu açıdan bakıldığında programlı ders çalışmaya konu seçimleriyle başlanmalıdır. İşlem önceliğini öğrenmeden yapacağınız denklem çalışmaları istediğiniz kadar sıkı olsun, bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü denklem çözümlemelerinde işlem önceliği önemli bir faktördür.

Aslında yıllardan beri insanlarda oluşan matematik fobisinin temel kaynağı budur. Çünkü insanlar konuları belli bir sıraya ve gerekliliğe göre çalışmak yerine rastgele çalışırlar. Burada belirleyici unsur başarılı olunan konulardır. Yani yapılabilen konular önce fazlasıyla çalışılır. Oluşan özgüvenle diğer konulara geçilir. Ancak düzenli bir çalışma söz konusu olmadığından ötürü başarısızlıkla sonuçlanır. Bu durumda matematik fobisinin oluşmasında ki en büyük etkendir. Uzmanlara göre insanların matematikte başarılı olamamaları matematik fobisini tetikleyen en büyük etkenmiş. Dolayısıyla matematik fobisi de oluşabilecek bir başarının önündeki en büyük engellerden birisi. Ufak bir çalışma programıyla öğrenilerek çözülebilecek bir konuya var olan fobi neticesinde ‘nasıl olsa yapamayacağım’ tepkisi verilir.
Eğer okulda gördüğünüz matematik dersleri yeterli gelmiyorsa yapmanız gereken tek bir şey var. Sizin hangi seviyede olduğunuzu saptayabilecek ve ona göre düzenli bir program hazırlayarak size matematiği sevdirecek bir özel hoca bulmak. Böylece özel matematik dersi sayesinde hem sayısal zekânızın sandığınızdan ileri olduğunu hem de size zor gelen durumun aslında çok zor olmadığını anlayabilirsiniz. Matematikte başarının temel noktaları doğru bir çalışma programını düzenli olarak uygulamaktan geçer.



En İyi Matematik Hocası Sizi Anlayabilendir



Öğrencisini Anlayan Hoca İyi Bir Matematik Öğretmenidir

Bu konuda birçok detay aklınızı karıştırabilir. Başkaları sınıfta anlatılan matematik dersinden başarılı olabiliyorken sizin olamayışınız aslında tam olarak bu konuyla da ilgilidir. Çünkü matematikte başarılı olabilmek için öncelikle dersi dinlediğiniz hocanın sizinle aynı frekansta olması gerekiyor. Herkes tarafından en iyi matematik hocası olarak adlandırılan kişinin size kesinlikle verimli olacağının garantisi yoktur. Aynı şekilde size göre çok iyi olan bir matematik hocasının anlattığı dersin başkalarında aynı etkiyi bırakacağı da kesin değildir.

En iyi matematik hocasının sizi anlayabilen olduğunu unutmamanız gerekiyor. Çünkü özellikle matematik konusunda problem yaşayan öğrencilerin bu konuda yaşadıkları psikoloji travma boyutuna ulaşmaktadır. Kalabalık bir sınıfta hocanın konuyu işlemesiyle bir grup öğrenci konuyu kavrar. Bir diğer grup ise evde tekrar yaparak üzerine çalışmalar düzenleyerek konuyu kavrar. Bir grup ise konuyu kesinlikle anlamaz. Burada temel etkenler arasında var olan matematik bilgisinin konuyu anlamaya yetersiz olduğu sonucu çıkarılabilir. Aynı zamanda dersi anlatan hocanın öğrencinin anlayabileceği formlar yerine daha üst düzey bilgilerle anlatmış olma ihtimalide bulunur. Bu açıdan sentezlenirse matematik hocasının sizin bilgi birikiminizi iyi ölçmesi, sizin anlayabileceğiniz düzeyde konu anlatması, konuyu kavrayıp kavrayamama durumunu iyi gözlemlemesi gerekmektedir.

Tüm bu özelliklere sahip bir matematik hocasından alacağınız özel matematik dersi sizin tüm fobilerinizi ortadan kaldırabilir. Hatta şimdiye kadar hiç anlamadığınız hızda ve anlayamadığınız konuları kavrayabilmenizi sağlayabilir. Çünkü sizi en iyi anlayabilen matematik hocası sizin açınızdan dünyanın en iyi matematik hocasıdır. Bunu genelleme olarak görmemek gerekiyor. Sizin kafa yapınıza uygun, klasik yöntemlerle anlamadığınız zaman alternatif yöntemleri devreye sokarak size farklı koldan konu anlatabilecek bir hoca bulmanız gerekiyor. Böylece matematik konusunda yaşadığınız tüm sorunlar çözülebilir.


Matematik başarısızlığının kader olmadığının altını çizmiştik. Dolayısıyla sizin vereceğiniz emek ve değişik programlara karşılık karşınızdaki hocanın da bir takım özveriler vermesi gerekir. Örneğin sizi fazlasıyla iyi anlayan bir matematik hocası size ders verirken bazı konuları anlamamanız söz konusu olabilir. İşte bu noktada sizin bunu dile getirmeniz, hocanın bunu sezinlemesi ve buna alternatif bir çözüm üretebilmesi çok önemlidir. 

Geometri Dersine Başlamadan Önce Matematik Dersini Halletmelisin


 Geometri Öğrenmek için Matematik İyi Bilinmelidir

Geometri başlı başına bir ders olarak gözükse de aslında matematikle derin bir ilişkisi vardır. Bu sebepten ötürü matematik konusunu halletmeden geometriye geçmek son derece risklidir. En az matematik kadar köklü olan bu ders türü öğrenciler tarafından yarı yarıya sevilmektedir. Çünkü aynı matematik gibi belli kuramları ve formülleri barındırır. Dolayısıyla matematik seven ama geometri sevmeyen, geometri seven fakat matematik sevmeyen ya da ikisini de sevmeyen birçok öğrenciyle karşılaşmanız mümkündür. 


Köken olarak Platon’a kadar dayanan geometri aslında günümüzün sınavlarında başarı için fazlasıyla gereklidir. Hatta son yıllarda yayılan bir önerme ‘geometri çözen sınavı kazanır’ şeklindedir. Bu açıdan bakıldığında geometrinin ne kadar önemli olduğunu anlayabiliyoruz. Peki matematik bilgisi olmadan geometri çözülebilir mi? BU soru son dönemlerde sık sık soruluyor. Çünkü genel olarak matematikte başarısızlığa kesin gözle bakan öğrencilerin geometri çözerek sayısal puanlarını arttırma çabaları vardır. Burada atladıkları en büyük detay ise geometri dersine geçmeden önce matematiği bitirip yutmak gerektiğidir.

Geometri bazı şekiller üzerinden yürüdüğü için bazı öğrencilere daha kolay gelmektedir. Ancak şekillerin sonsuz olabileceği hesaba katıldığında en az matematik kadar zorlayıcı bir ders olacağının altını çizebiliriz. Bu açıdan değerlendirirsek hem matematik hem geometri başlı başına önemlidir. Ancak ikisini aynı kefeye koymadan önce işlem önceliğini matematikten yana kullanmamız gerekmektedir. Her geometri sorusunu çözerken matematikten bir parça görme ihtimaliniz bulunuyor. Bu sebeple önce alt temeli sağlam atarak sonrasında üzerine geometri duvarını örmemiz daha sağlıklı olacaktır.


Sınavlarda matematik bölümlerinde yer alan ve sayıları matematikle dörtte bir ya da beşte bir oranında değişen geometri için yapmanız gereken şey düzenli ve yeteri kadar çalışmaktır. Ne kadar çok soru kalıbı görürseniz o kadar iyidir. Ancak pratik yapmanız teoriyi yıpratabilir. Dolayısıyla kısa bir çalışma planı tutarak önemli olan bilgileri kendinize almanız, ardından soru kalıplarında notlarla birlikte uygulamanız önemlidir. Özel matematik dersinin yanı sıra özel geometri dersi talebinde bulunmanız matematik hocanızla bu konuyu halletmeniz için yeterli bir girişim olacaktır.

Matematiği Size Sevdirecek Bir Matematik Hocasına İhtiyacınız Var


Matematiği Sevmek için İyi Bir Eğitmen Gerekir 

Matematik öğrencilerin neredeyse yarısından fazlası tarafından sevilmez. Hatta durum öyle bir hal almıştır ki matematiğin yan dalları olarak sayabileceğiniz geometri, muhasebe gibi derslerde sevilmez. Bunun temel sebepleri arasında olmayan matematik temeli, başarılı olabilmek için nasıl ders çalışılması gerektiğini bilmemek gibi unsurlar görülmektedir. En önemli etkenlerden biriside size dersi anlatan hocadır. Bir işi yapan kişi ne kadar başarılıysa, öğrencileri de o kadar başarılıdır.

Öncelikle eğer matematikle ilgili sorununuzu çözmek istiyorsanız özel matematik dersi almanız gerekecektir. Bu açıdan baktığımızda işinize yarayacak en önemli nokta hoca seçimidir. Size matematiği sevdirecek bir matematik hocası ile ders çalışırsanız her şey çok daha basit olabilir. Çünkü pek önemsiz gibi gözükse de aslında oldukça önemli bir detaydır. Bir noktada baktığımız zaman klasik bir matematik eğitimi ne yazık ki birey için yeterli değildir. Bu sebeple gerek dershaneler gerekse özel matematik dersleri öğrencilerin yardımına koşuyor. Ancak bir matematik temeliniz yoksa muhtemelen dershaneler sizin için büyük bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü dershanelerin asli amacı öğrenciyi düzene sokmaktır. Sizin için gerekli olan doğru tercihse, özel matematik dersi alırken sizi anlayabilecek ve size nefret ettiğiniz matematiği sevdirecek bir hoca bulmaktır.

Dersi dinlemek, dersi derste öğrenmek, ders tekrarları yapmak, testler çözmek, soru kalıplarına hakim olmak gibi birçok alanda matematik dersi çalışmalarını düzenleyebiliriz. Ancak yapılacak olan en başarılı etkinlik kesinlikle doğru program kadar ders alacak kişinin sahip olduğu bilgi birikimidir. Bunun bilincinde olan, bunu tespit edebilecek ve en önemlisi de bu ölçüde öğrencisine yaklaşacak bir hoca tercih etmeniz sizi en tepeye çıkarabilir.


Mantıken bakıldığı zaman temel formüller, soru kalıpları ve tekrar ederek öğrenilebilecek içeriklere sahip olan matematik dersinin en büyük başarısızlık sebeplerinden birisi hoca olmuştur. Matematik temeli olmayan insanları pas geçen, onlara anlayacakları kriterlerde ders anlatmayan, aynı zamanda matematiği sevmeyen kişilere matematiği sevdirmek için çaba harcamayan hocalar bunun en büyük sorumlularıdır. Dolayısıyla yapmanız gereken şey oldukça basit. Kendinize matematiği sevdirebilecek potansiyele sahip, mümkün olduğunca kafa dengi, matematik bilgisinden şüphe duymayacağınız bir hocadan özel ders almaktır. 

Matematiğiniz Kötüyse Dershaneler İşe Yaramaz


Matematiği Hiç Bilmeyene Dershane Fayda Sağlamaz 


Ülkemizde var olan eğitim sistemine göre düşünürsek hayatı belirleyecek unsurlardan olan liseye giriş sınavı ve üniversiteye geçiş sınavları öğrencilerin kâbuslarıdır. Bu süreç aslında kişiden kişiye değişse dahi genelde sınava bir yıl kala öğrenciler dershanelerin yollarını tutar. Burada temel amaç matematiği kötü olan öğrencilerin bu konuda bu konuda gelişim sağlayarak daha başarılı olmalarıdır. Aslında en büyük yanılgıda burada başlar.

Başta ebeveynler olmak üzere öğrencilerinde büyük çoğunluğu dershanelerin bu eksiklikleri giderebildiğini düşünür. Oysaki dershaneler en basit şekliyle öğrenciye düzenli ders çalışma imkânı sunan kurumlardır. Bu düzenin başında temel eğitimi dersin öğrenilmesine müsait olan kısmı yer almaktadır. Yani matematik temeli olan bir öğrencinin düzenli ve programlı matematik çalışmalarıyla başarı yakalaması sürpriz olmaz. Ancak okulda matematik sorunu olan, matematik fobisi olan, matematiği başarabileceğine inancı olmayan öğrencilerin dershaneler sayesinde bu sorunu yenmeleri imkânsızdır. Matematiği kötü olan öğrencilerde dershaneler işe yaramaz ve gereksizdir.

Öncelikle öğrencinin temel eksikliği giderilmelidir. Bu bağlamda en etkili yöntem özel matematik hocasından özel ders almaktır. Çünkü gerek okulda gerekse dershanede toplu bir sınıfta geçirilecek olan matematik dersinin kişiye bir şey katmayacağı ortadadır. Bunun başlıca sebebi başarmaya karşı kaybedilmiş olan inançtır. Ortalama 1-2 dakika düşen sınıflarda matematik namına bir başarı sağlanamadığı için yine aynı durumla karşı karşıya kalmak öğrencide ki matematik fobisini tetikler. Dolayısıyla nasıl olsa dershanede de özel ders alabilir düşüncesi burada çürümektedir. Programlı ve düzenli çalışarak başarıya ulaşmak için yapılması gereken şey özel bir ders takviyesiyle eksiklerin giderilmesidir.


Matematiği kötü bir öğrenciyi dershaneye göndermeden bir sene önce özel matematik dersine yollarsanız çok daha iyi verim alabilirsiniz. Örneğin bir yıl içerisinde matematikte eksik konular, matematik fobisinin yenilmesi, başarıya olan inancın geri kazanılması ve programlı çalışma formu oturtulabilir. Bu sistemin devamı olarak dershane matematik konusunda yaşanabilecek tüm sorunları çözmede yardımcı rol oynayabilir. Fakat temelini yapmadan dershane ile üst katları yapmaya çalışırsanız başarılı olma ihtimalinizin sıfırın altındadır. Matematiğiniz kötüyse dershane yerine özel matematik dersi almanız çok önemli bir başarı faktörüdür. 

Matematik Çalışmanın Kuralları


 Matematik Çalışmanın Püf Noktaları


Matematik çoğu insanın kabusu olmaya devam ediyor. Geçmişten günümüze kimine göre hayatın sırrı, kimine göre evrenin şifresi olarak adlandırılan Matematik, insanlar için genellikle sorun olmaktadır. Hatta insanlar çoğunlukla kafalarında matematiğe kabiliyeti olanlar ve olmayanlar olarak iki gruba ayrılırlar. Oysaki Matematik çalışma kurallarına bağlı olarak insanlarda farklı kabiliyetlere yol açar. 

Eğer matematik için yeterli seviyeye sahip olmadığınızı düşünüyorsanız bu tamamen izlediğiniz çalışma yolunun yanlış olmasından kaynaklanmaktadır. Hatta doğru çalışa formunda bir süre çalıştıktan sonra herkes için Matematikte başarılı olmak mümkün olabiliyor. Bu noktada en önemli detayı belirleyeceğiniz çalışma kuralları belirliyor. Matematik genel anlamda belli formüllerden oluşur. Örneğin herkesin zorlandığı problemlerin çözümü basit birer formülle yapılır. Eğer formülü öğrenirseniz size verilen sayısal verileri formüle yerleştirerek çözüme kolayca ulaşabilirsiniz.


Matematik kuralları diye adlandırılan bazı kalıplar yaşanan tüm aksaklıkları gidermek için kullanılmaktadır. Bu kalıplar tüm incelikleri içerdiği gibi bazı kısa yolları da insanlara sunmaktadır. Örneğin matematik konusunda problem yaşayanların en büyük sorunlarından birisi işlem önceliğidir. Eğer işlem önceliğini bilmezseniz en basit bilinmeze sahip olmayan sayısal işlemleri bile doğru olarak çözemezsiniz. Dolayısıyla matematik dersi çalışma kurallarını belirlerken bu etkenlere dikkat etmelisiniz. Bazen okulda verilen matematik dersi yeterli olmayabilir. Bunu aslında matematik açısından çok kolay bir biçimde sentezleyebiliriz. 30 kişilik bir sınıfta 40 dakikalık matematik dersi görüldüğünü varsayalım. Bu durumda kişi başına düşen süre 1 dakika 15 saniye gibi gülünç bir rakamdır. Bu noktada matematik konusunda problem yaşadığınızı ve aslında matematik yapamadığınızı düşünmeniz yanlıştır.


Eğer sayısala karşı bir ilginiz olmadığını düşünüyorsanız yapmanız gereken tek şey özel matematik dersi almaktır. Böylece özel olarak sizinle ilgilenen bir hocayla derinlemesine bir öğrenim gerçekleştirilebilir. Sizin seviyenizi bilen, size basit yordamlarla dersi aşılamaya çalışan, matematik çalışma kurallarını bu temelde belirleyen bir hocayla problemlerinizi çözebilirsiniz. Doğru seçilmiş çalışma programı, düzenli ve yararlı bir tablo eşliğinde çalışma, sizi anlayabilecek bir hoca seçimiyle matematiğe karşı olan fobinizi yenebilir, başarılı sonuçlar alabilirsiniz.  

Matematik Dersini Anlamamanız Mümkün Değil


Matematik Dersini Anlamıyorum Diye Düşünmeyin 


Geçtiğimiz dönemlere kadar yaygınlaşmış bir inanca göre bazı insanların sözel zekâsının bazılarınınsa sayısal zekâsının daha yüksek olduğuna inanılırdı. Yapılan araştırmalar sonucunda görüldü ki aslında bu durumun böyle bir tanımla hiç alakası yok. Kişinin sözel ya da sayısala karşı yakaladığı başarı tamamen çalışma düzeni, hocasıyla arasındaki ilişki, hangi konularda kendine güvendiğiyle alakalı. Yani herkesin sayısal zekâsı eşit ve matematik dersini anlamamanız gibi bir durum söz konusu değil.

Bu konuda yapacağınız çeşitli araştırmalar sizi bu sonuca götürecektir. Bu konu hakkında ne gibi bir yol izlemeniz gerektiği ise oldukça basittir. Örneğin matematik dersini dinlediğiniz hocanızın sizin algılayabildiğiniz düzeyde ders anlatması bu konuda çok önemlidir. Çünkü herkesin algısı eşit değildir. Elbette herkes aynı doğrultuda anlayabilme yetisine sahiptir. Ancak algı çok farklı bir kavram ve fazlasıyla görecelidir. Var olan temel matematik bilginize oranla anlatılan bir dersi anlamamanız söz konusu değildir. Ancak matematik konusunda edindiğiniz temel eğitimin çok üzerinde bir anlatımla konuyu anlamamanız mümkün olabilir.

Özel bir matematik dersi alarak tüm matematik fobinizi ortadan kaldırabilirsiniz. Sizinle aynı doğrultuda düşünebilen, sizin seviyenize uygun bir anlatım üslubu seçen, doğru bir matematik çalışma programını size uygulayacak bir matematik hocasından özel ders almak fazlasıyla yararlı olacaktır. Bu etkenler söz konusu olduktan sonra matematik dersinde başarısız olmanız mümkün değil. Çünkü her şey matematiği anlamaya olan inancınız, sizinle ilgilenen bir hoca ve düzenli bir çalışmadan geçiyor. Eğer bunları eksiksiz olarak uygularsanız şimdiye kadar hayal edemeyeceğiniz matematik başarısını yakalamanız hiçte zor değil.


Bazı özel matematik hocaları tarafından geliştirilmiş özel anlatım teknikleri vardır. Bunlar kişinin matematik bilgisine oranla seçilir ve kişiye özgü düzenlenir. Böylece klasik matematiğin çekici gelmediği bir bireye farklı yöntemlerle matematik anlatılabildiği gibi sevdirilebilir. Durum bu noktaya geldiğinde de matematik dersini anlamamanız kesinlikle mümkün olmamaktadır. Çünkü kişilerin sayısal yeteneği birbirine çok yakındır. Birinin yapabildiği bir soruyu sizin de yapabileceğinize olan inancınız belirleyici unsurların başında geliyor. Matematik zor diye bilinse de aslında temel anlamda basit kuramlara sahip bir derstir.